Tarih/Sanat/Kültür/Bilim/Kişisel Blog

26 Ekim 2019 Cumartesi

Kızıl Elma

Türk Mitolojisinde üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülkeler ve düşleri simgeleyen ifadedir. Kelime anlamında ise; ” ‘Kızıl” Türk kültüründe kıymetli sayılan bir renk, ”Elma” ise bolluk, bereket ve şifa kaynağı olarak görülen bir meyvedir. Oğuz Türklerinde Güneş ve Ay’ı anlatan kızıl topa dayandığı düşünülür. Bu top, ‘muncuk’ adıyla bayrak ve tuğları süsler, bazen zaferin işareti, bazen ise hakimiyetin sembolü ve hedef seçilen yeri ifade etmiştir. Kızıl Elma Konusundaki genel düşünce bu şekilde anlatılır.


Kızıl Elma, ilk kez Oğuz Türklerinde doğduğu ve Ergenekon Destanında Ergenekon’dan Dışarıya çıkma aynı zamanda kaybedilmiş toprakları geri alma amacı ile simgelendiği kabul edilir. Türkistan'dan Hazar Denizi'nin doğusuna gelen Oğuzların ise Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hakimiyetinin ifadesi olarak bulunan altın topu yani Kızıl Elma'yı ele geçirmeyi ülkü edindikleri düşünülür.


Osmanlı Devletinde Kızıl Elma İstanbul’un fethinden sonra yeniçeriler arasında yaygınlaşır. O dönemlerde önemli şehirlerin fethi için kullanılan simgedir. Fatih Sultan Mehmet ile başlayarak III. Selim dönemine varana kadar Türk askerinin “Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı'nın ötesine, Kızılelma’ya dek varırız” sözlerini dillerinden düşürmediği ifade edilir. Belgrad’ın alınması (1521), Mohaç Savaşı (1526) ve I. Viyana Kuşatmasında Osmanlı eserlerine göre Kanuni Sultan Süleyman’ın ‘Kızıl Elma’yı eline aldığından’ bahsedilmiştir.


Türkiye’de Kızıl Elma Türk Milliyetçiliğinin imgesi haline gelmiştir. Turan’ı yani Türk Birliğinin idealini sembolize eder. Turan Ülküsü ve Kızıl Elma imgesini bir araya getiren Ziya Gökalp, konuya farklı bir anlam kazandırmıştır. Günümüzde hala daha bu imgeyi konuşup Kızıl Elma neresi diye sormaktayız. Televizyon programlarında, sosyal medyada ve bir çok farklı mecralarda, bu konu net bir sonuça ulaştırılmamış olsa dahi biz Türkler Kızıl Elma’nın neresi olduğunu gayet iyi biliyoruz.


Kızıl Elma, yüzyıllar önce İstanbul, Belgrad, Mohaç Savaşı ve I. Viyana Kuşatmasında Olduğu gibi, günümüzde; Fırat Kalkanı Harekatı, Zeytin Dalı Harekatı (Afrin), Barış Pınarı Harekatıdır. Kızıl Elma sadece fetih kapılarını açan bir sembol değildir. Kanuni Sultan Süleyman’ın deyimi ile; “Kızıl Elma, benim gitmek istediğim yer, işte… Hakk’ın beni göndereceği yer“ söylemi ile ifade etmiştir. Bu Ülkü Güneş’in doğduğu yerden battığı yere kadar olan bütün toprakları hükmetmek ve nizam getirmektir. Kim acı çekiyorsa onun yarasını sarmak, Türk’e İslam’a dert vereni imha edip, derdini başından almaktır. Kızıl Elma fetih kapılarını açan bir araç olduğu gibi mazlumun yanında olmaktır…

Kaynakça


2 yorum:

  1. Kızıl elma tabiri nerden geliyor diye düşünürdüm ne kadar geniş ve guzel bir anlam taşıyormuş sayenizde öğrendim teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuya ilgi duymanız ve merakınızı gidermiş olmam beni mutlu etti. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil

Tarihte Bugün 14/03/1939

Hatay Meclisi Türk parasını resmi para olarak kabul etti.

İzleyiciler

Günün Sözü

Kılıç kınından çıkmadıkça it sürüsü dağılmaz. II. Mahmud

TELİF © Serhat Acar TÜM HAKLARI SAKLIDIR

( YORUMLARDA LİNK PAYLAŞMAYINIZ )